Ben mensubu olduğum kitleyi tanıyorum ve aile
ortamında film seyretmiyorum. Çünkü başıma geleceği önceden biliyorum. Bunda,
edindiğim tecrübelerin rolü büyük…
Üniversite yıllarında bir Ramazan günü… Annemler
iftara gitti. Dönüşte de babaannemle dedemi beraberlerinde getirecekler. Ben
nedense onlara takılmamışım. Onları beklerken sıkıldım, DVD’ye bir film koyup
seyrettim. Film bitti, bizimkilerden ses seda yok… Bir film daha koydum: Forest
Gump…
Film henüz başlamıştı ki bizimkiler geldi. Ben de
bir anlık gafletle DVD’yi kapatmadım. Kimse de kapat demedi. Bilakis, Forest’ın
dramatik çocukluğu aile büyüklerimin ilgisini çekti, “Vah yavrum vah! Oğlum sen
onlardan kaçabilir misin?” tepkileriyle filmi seyretmeye koyuldular. Bu arada
hal hatır sorma faslı derken ben filmden koptum. Ta ki… “Heey! Kapat evladım
kapaaat!” tepkileri ile kendime gelmiştim. Küçük Forest büyümüş ve sansürlü
sahneler başlamıştı. Aksi gibi kumandayı bulamadım. “Kırlentin altına bak…
Yanlış kumanda… Sesi açtın… Kapatsanaaa!” derken mübarek günde ailece stres
katsayımız yükseldi.
Tecrübe-1: Dram ve komedi filmlerinde bolca öpüşme
sahnesi bulunur.
Güldüren veya ağlatan, kısacası duygulara hitap
eden filmlerde duygusal yakınlaşma prim yapar. Korku/aksiyon tarzı alternatif
türlerde ise hareketlilik ön plandadır. Bu yüzden uyanık geçinen bazı kişiler,
ailecek seyretmek için aksiyon filmlerini tercih eder. Ancak işler her zaman
planlandığı gibi gitmeyebilir…
ÖSS’ye hazırlandığım yıllar… Bir Hasan Hocamız
vardı. Gönlünden kopmuş, gençler biraz kültürlensin diye düşünüp bir film
ayarlamış. Konferans salonunu hazırlamış.
Ancak Hasan Hocamız ne kadar ince düşünceli ise bir
o kadar da yerel izleyici… Yani öpüşme sahnesine karşı bir kişilik. “Size çok
güzel bir film seçtim” dedi. Şöyle güzel böyle güzel… Övgülerin altındaki
gerçek: “Size içinde öpüşme sahnesi olmayan bir film seçtim.”
Film, 1998 yapımı Arabulucu filmi… Allah için güzel
film. Ayrıca Hasan Hoca’nın düşündüğü gibi, istenmeyen hiçbir unsur yok…
Gelgelelim finaller sürprizlerle doludur. Filmin bitimine birkaç dakika kala
bir öpüşme sahnesi çıkmasın mı? Hasan Hoca, telaştan ne yapacağını şaşırdı.
DVD’yi nasıl kapatacağını unuttu. Eliyle projeksiyonun merceğini kapatmayı bile
akıl edememiş olacak ki sahneye fırladı. Perdeye yansıyan görüntünün önüne
kendini siper ederek filmi sansürlemeye çalıştı. İşte bu, hayatımda gördüğüm en
sürprizli ve de en kahkahalı finaldi…
Tecrübe-2: Sonuna kadar izlemediğin filme asla
referans olma.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder