25 Nisan 2014 Cuma

YEREL İZLEYİCİ-2: SANSÜRE DAİR KOMİK AN(I)LAR


Ben mensubu olduğum kitleyi tanıyorum ve aile ortamında film seyretmiyorum. Çünkü başıma geleceği önceden biliyorum. Bunda, edindiğim tecrübelerin rolü büyük…

Üniversite yıllarında bir Ramazan günü… Annemler iftara gitti. Dönüşte de babaannemle dedemi beraberlerinde getirecekler. Ben nedense onlara takılmamışım. Onları beklerken sıkıldım, DVD’ye bir film koyup seyrettim. Film bitti, bizimkilerden ses seda yok… Bir film daha koydum: Forest Gump…
 
Film henüz başlamıştı ki bizimkiler geldi. Ben de bir anlık gafletle DVD’yi kapatmadım. Kimse de kapat demedi. Bilakis, Forest’ın dramatik çocukluğu aile büyüklerimin ilgisini çekti, “Vah yavrum vah! Oğlum sen onlardan kaçabilir misin?” tepkileriyle filmi seyretmeye koyuldular. Bu arada hal hatır sorma faslı derken ben filmden koptum. Ta ki… “Heey! Kapat evladım kapaaat!” tepkileri ile kendime gelmiştim. Küçük Forest büyümüş ve sansürlü sahneler başlamıştı. Aksi gibi kumandayı bulamadım. “Kırlentin altına bak… Yanlış kumanda… Sesi açtın… Kapatsanaaa!” derken mübarek günde ailece stres katsayımız yükseldi.
 
Tecrübe-1: Dram ve komedi filmlerinde bolca öpüşme sahnesi bulunur.
 
Güldüren veya ağlatan, kısacası duygulara hitap eden filmlerde duygusal yakınlaşma prim yapar. Korku/aksiyon tarzı alternatif türlerde ise hareketlilik ön plandadır. Bu yüzden uyanık geçinen bazı kişiler, ailecek seyretmek için aksiyon filmlerini tercih eder. Ancak işler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir…
 
ÖSS’ye hazırlandığım yıllar… Bir Hasan Hocamız vardı. Gönlünden kopmuş, gençler biraz kültürlensin diye düşünüp bir film ayarlamış. Konferans salonunu hazırlamış.
 
Ancak Hasan Hocamız ne kadar ince düşünceli ise bir o kadar da yerel izleyici… Yani öpüşme sahnesine karşı bir kişilik. “Size çok güzel bir film seçtim” dedi. Şöyle güzel böyle güzel… Övgülerin altındaki gerçek: “Size içinde öpüşme sahnesi olmayan bir film seçtim.”
 
Film, 1998 yapımı Arabulucu filmi… Allah için güzel film. Ayrıca Hasan Hoca’nın düşündüğü gibi, istenmeyen hiçbir unsur yok… Gelgelelim finaller sürprizlerle doludur. Filmin bitimine birkaç dakika kala bir öpüşme sahnesi çıkmasın mı? Hasan Hoca, telaştan ne yapacağını şaşırdı. DVD’yi nasıl kapatacağını unuttu. Eliyle projeksiyonun merceğini kapatmayı bile akıl edememiş olacak ki sahneye fırladı. Perdeye yansıyan görüntünün önüne kendini siper ederek filmi sansürlemeye çalıştı. İşte bu, hayatımda gördüğüm en sürprizli ve de en kahkahalı finaldi…
 
 
Tecrübe-2: Sonuna kadar izlemediğin filme asla referans olma.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder