28 Nisan 2014 Pazartesi

HAYAT “23 NİSAN” OLSA-1: CUNYURBAŞKANI


 
Şu 23 Nisan dedikleri, milletçe manasını hiçbir zaman tam olarak kavrayamadığımız bir olgu… ‘Ulusal Egemenlik’ tarafını demiyorum, o konuda zaten yememiz gereken hâlihazırda 39 fırın ekmek var. Burada kast ettiğim, ‘Çocuk Bayramı’ kısmı…

Çocuk Bayramı deyince, istisnasız bütün çocukların bayram ettiği bir gün akla geliyor. Ancak pratikte, dünya çocuklarının yalnızca bir kısmının güzel 23 Nisan anıları oluyor. Bunların içinden şanslı bir azınlık ise, sayılı çocuğun yaşayabileceği anılara sahip…


Dershaneden sınıf arkadaşım Yakup (adını degiştirdim, çaktırma…), bu çocuklardan biriydi. Seçim neye göre yapıldı bilmiyorum ama o yıl cumhurbaşkanı koltuğuna oturma şansı ona verilmişti. O gün bu durumdan hiç de hoşnut olmamıştım. Ancak bugün düşündüğümde, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş birini tanımak bile, ayrıcalıklı bir 23 Nisan anısı gibi geliyor…

Yakup’un koltuğa oturması dershane gündemine de bomba gibi düşmüştü. Hocalar bile bunu konuşuyordu. Ancak onu bu derece popüler yapan, bir günlüğüne elde ettiği mühür değil, mührü eline alır almaz ortaya koyduğu ilk icraattı.

O günlerde, sekiz yıllık kesintisiz eğitim tartışmaları ortalığı kasıp kavuruyordu. Velileri ve dershanecileri bir telaştır almıştı… Bizler ise, ortaokulu Anadolu Lisesi’nde okuyan son nesil olacağımızdan habersiz, sınava hazırlanıyorduk.

Böyle bir ortamda, Cunyurbaşkanı Yakup’a ilk icraatı sorulduğunda ne dedi tahmin edin? “Sekiz yıllık kesintisiz eğitim getiriyorum.”

23 Nisan’ı takip eden ilk dershane günü, Yakup’u tanıyan ve televizyonda seyreden tüm öğretmenler ilk icraatını hatırlattı kendisine: “Ooo Yakup … Sekiz yıllık kesintisiz eğitim ha… Öyle olsun.”

Bu arada şunu da belirteyim; Yakup dershane birincisiydi. Türkiye’nin son Anadolu Lisesi sınavında da iyi bir puan yapıp iyi bir okula girdi. Sonradan dersleri salmadıysa şimdiye NASA’ya falan… yok artık! En fazla ASELSAN’a girmiştir. Benim aldığıma yakın bir maaş alıp, benim yediğime benzer bir personel yemeği yiyip, benimkine benzer bir arabayla benimkine benzer bir eve dönüyordur. (Ne dolmuşum be! Şaka şaka…)

Fikrinin fikri: Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
 
 
Devam Edecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder