20 Mayıs 2014 Salı

HAYAT "NATÜRMORT" OLSA: USTANIN ÇIRAKLIK DÖNEMİ ESERİ

 
Geçenlerde bir resim sergisini ziyaret ettim. Bir resim kursunun, çoğunluğu emeklilerden oluşan katılımcılarının çalışmaları sergileniyordu. Sanat yaşamına kırkından ellisinden sonra merhaba diyen bu amatör ressamlar, bir yıllık kurs deneyimine göre oldukça başarılı eserler ortaya çıkarmış. Yukarıdakilere yakın seviyede resimler yapmışlar, abartmıyorum.

Bu sergi ufkumu açtı… Bir anda resim yapma hevesine kapıldım… Ve maarif müfredatına sadık her ressamın yaptığı gibi natürmortla başlamaya karar verdim.
 
Resme neden natürmortla başlanır? Ortaokulda yaptığım ilk yağlı boya çalışması da natürmorttu. Resim öğretmeni, natürmortla ilgili bilgi verdikten sonra, bir dahaki derse yanımızda meyve-zepse (kendisi böyle telaffuz ederdi) getirmemizi söyledi.
 
Ben de anneme bunu aynen ilettim. Annem de bana buzdolabından iki adet havuç verdi. Ancak okula gittiğimde bir de baktım herkes ya elma ya portakal getirmiş. Havuç getiren bir tek benim…
 
Sırf bu yüzden kendimi, yerli malı haftasını unutup beslenmede yumurta getiren ilkokul öğrencisi gibi hissetmiştim. (Hislerime tercüman en güzel betimleme…)
   
Gel gelelim ergenliği atlatalı asılar olmuş öğretmenimiz benimle aynı fikirde değildi. Sınıftaki elma ve portakallardan sadece birkaçını alıp kürsünün üzerine koydu. Farklı şeyler var mı diye bakınırken benim havuçları fark etti. Onları da alıp meyvelerin önüne koydu. Olamaz! Meyvelerin önünde oturan sanki havuçlarım değil de bendim…
    
Natürmort, bir aylık bir döneme yayılmış bir konuydu. Bunun anlamı şuydu: Meyveler her hafta aynı nizamda kürsüde hazır bulunacaktı. Tabi benim havuçlar da olmazsa, Picasso’nun hatırı kalırdı…
      
Ancak benim havuçlar çabuk sukoyverdi… Haftalar içinde dehidrasyona uğrayan havuçlarım gitgide şekilsizleşti, cıvık bir hal aldı. Onları o halde gördükçe, ben de adeta onlarla aynı şekli alıyordum…
          
 
İşte bu yüzden meyve sepeti çizmekten özellikle kaçındım. Bir kahvaltı tabağı resmi buldum. Eski sulu-kuru boya setimi ve fırçalarımı da çıkarıp işe koyuldum. Fırçayı kâğıtta gezdirirken, sergideki gibi resimler yaptığımı hayal ettim. Tematik koleksiyonlar ortaya koyduğumu… İki günlük bir maceranın ardından resmimi tamamladım. Sonuç…
 
 
Fikrinin fikri: Emeklilikten sonra denesem daha iyi olacak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder